Tao vs Kalite Felsefesi ve Yeni Dünya Sürecimiz

Daha önceki yazımda süreç yönetiminden bahsetmiştim. Bir kaliteci olarak, süreç yönetimini çok kıymetli bulurum ve sadece sanayide değil, hayatın her alanında kullanılabileceğine inanırım. Eğitimlerimde konuyu anlatırken endüstriden örnekler verirken, hayatı yaşayış biçimimizle de ilgili örnekler vermeye özen ve önem gösteririm.

Süreç yönetimi en basit hali ile P-U-K-Ö döngüsü ile karşımıza çıkar. Planla, Uygula, Kontrol Et ve Önlem Al terimlerinin baş harfleridir.

Bu döngü hakkında bilgisi olmayanlar için kısaca anlatmam gerekirse, bir oluşumu yaratmak için önce planlamak, sonra uygulama aşamasında üretmek, üretimi kontrol etmek ve istenmeyen kısımlar için önlem alma basamağında aksiyonlar belirleyerek döngüyü tamamlamak demektir. Bir daha doğum ya da üretim istenirse, önlem alma aşamasından yeniden planlama basamağı ile döngüyü yeniden başlatmak gerekir.

Ancak ben bugün size başka bir şey anlatmak istiyorum. Bu döngünün mantığı ile çok paralel olan bir felsefeden bahsedeceğim, TAO Felsefesinden.

En eski Çin öğretilerinden birisi olan Taoizm M.Ö. 400–220 yılları arasında Çin’de meydana gelen iç savaş sonucunda ortaya çıkarak, evrensel prensipler oluşturmayı amaçlamıştır. Böylelikle savaş nedeniyle yolu kaybolmuş insanların tutunabilecekleri bir yol yaratılmıştır ki “Tao” kelime anlamıyla yol demektir. Zamanın en önemli edebi eseri ise, Tao-Te-Ching’dir. Etkin anlamına gelen “Te” kelimesi ile “Etkin Yol” edebi olarak dile dökülerek insanlara hayatta kalmaları için etkin yolu anlatmaktadır.

Daha derin bilgi vererek sıkmak istemem ama merak edenler Yin-Yang felsefesini araştırabilir.

Yin — Yang

Şimdi biraz da, kalite kavramlarının ortaya çıktığı dönemleri hatırlayalım.

1914 yılında başlayan 1. Dünya Savaşı zamanları ile darbe alan dünya ekonomisi, 2. Dünya Savaşı ile daha da kötü hale gelmiştir. 2. Dünya Savaşı sırasında NATO kalite güvence sistemini kurmuştur. Kalitenin babası olarak anılan Edward Deming (1900–1993), kalite ilkelerini oluşturarak, PUKÖ döngüsünü yaratmıştır. Bu döngünün üstüne yönetim sistemleri standartları oluşturularak hem tüketicinin hem de üreticinin korunması, güvenilir ürün üretilmesi ve ekonominin canlandırılması amaçlanmıştır. Böylelikle yolunu kaybededen ekonomiye pusula sağlanmıştır.

Şimdi gelelim Tao felsefesindeki döngüye. Bunu mevsimler ve elementler üzerinden anlatacağım.

Tao Döngüsü

İlk aşama: KIŞ

Elementi: Su

Kışın yağan yağmur ve kar bize aslında su elementini anlatır. Burada herşey ölüdür. Bilgi depoda ve uyku halindedir aslında.

İkinci aşama: BAHAR

Elementi: Ağaç

Bahar gelince uyuyan doğa uyanır ve tohum açar. Bilgimiz, fikre dönüşür.

Üçüncü aşama: İLK YAZ

Elementi: Ateş

Açan tohum büyümeye başlar. Sen bilgiden beslenerek büyüttüğün fikirlerinin akışına kendini kaptırırsın. Alev harlar.

Dördüncü aşama: SON YAZ

Elementi: Toprak

Artık hasat vaktidir. Büyüttüğün fikirlerin, parça parça olmuş fikirlerin artık toplanma aşamasındadır.

Beşinci ve son aşama: SOHBAHAR

Elementi: Metal

İşleme aşaması, toplanan fikirlerin işlendiği, özünün çıkarıldığı, asıl yapmak istediğin yada üretmek istediğin ürünün oluştuğu aşama. Geriye kalan herşeyin öldüğü ve mevsimin yeniden kışa doğru gittiği zamandır.

Görülebileceği gibi, her iki felsefenin çıkışı kriz zamanlarına rastlamaktadır. Gerçi fırsatların kriz zamanlarında oluşması tabi ki bilinen bir gerçektir. Doğal olan budur zaten. Doğanın kendini yenileyebilmesi için ölüm gereklidir. Aynı bahsettiğim her 2 döngüdeki gibi.

Sevgili dostlar,

Zor zamanlardan geçiyoruz cümlesini kurmak istemesem de, alışık olduğumuz düzenimiz bozulmakta olduğu için zorlanıyoruz. Ekonomimiz, ruhsal durumumuz, bedenimiz, kısacası hayatı hem bireysel hem de küresel olarak devam ettirebileceğimiz tüm kavramlar değişiyor. Ancak tarih göstermiştir ki, insanlık bu kriz dönemlerinden çıkmanın bir yolu mutlaka bulmuştur. Çünkü dünyanın düzeni, döngüsü böyledir. Büyümek için ölmek, ölmek için büyümek gerekir.

Tao felsefesinin döngüsünde de, PUKÖ döngüsünde de bazı aşamalarda bazen fazla bazen eksik kalırız. Zamanı ya çok harcarız ya da az.

Denge olmadığı zaman döngüyü sağlıklı biçimde tamamlayamaz, varmamız gereken noktaya varamayız.

Ne demiştik yazının başında? Önemli olan süreç yönetimidir. Süreci doğru yönettiğimiz sürece sonucumuz mükemmel olur.

Dengeyi bozduğumuz her noktanın yada virajın çözülmesi için reçetelerimiz elbette vardır. Ama bu da başka bir yazının konusu olsun bence.

Sevgiler.

Whatsapp